Kullanıcı Adı: Şifre:
BİLECİK HABER - bilecik11.com
Ana Sayfa / / ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN!

ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN! ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN!



2012-03-13, 16:49:54 Okunma: 1046 0 yorum





 

    “Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela”

    Böyle ifade ediyor Mehmet Akif Çanakkale Şehitlerine şiirinde yurdun o zamanki ahvalini. Vatanımız dört bir yandan kuşatılmış, eli silah tutan her erkek cepheye çağrılmış, analar evlatsız, bebeler babasız, taze gelinler dul kalmış. Gidenler dönmemiş, dönenlerse ya kolunu ya bacağını ya da her ikisini bırakmışlardı vatan uğruna. Bazen de yaşadıklarına katlanamayıp akıllarını…

    Herkesin bir vazifesi vardı düşmanı atmak için topraklarımızdan. Savaşamayan kadınlar silah, mermi taşıyorlardı cephelere, aydınlar konferanslar veriyor halkı milli mücadeleye karşı bilinçlendiriyorlardı. Bunlardan biri de Mehmet Akif Ersoy’du. Anadolu’da şehir şehir gezmiş ve halkı gün bu gündür, diyerek birlik olmaya çağırmıştı.

“Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin;
Kıyametler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüt tahta kurdun, bir semavi saltanat kurdun;
Cihan yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.”

Diyerek vatanın düşman çizmeleri altında inlemesinden duyduğu acıyı dile getirdi.

    Ceddimiz üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmiş ama bunların yaşandığı günlerde halkımız çok yıpranmıştı. Gidip de dönmeyenler bir taraftan, yokluk diğer yandan… Bugünlerde milletin kırılan umudunu, bozulan moralini yerine getirmek için TBMM bir marş yazılmasına karar verdi. Halkın milli duygularını harekete geçirecek bir marş olmalıydı bu. Bir yarışma düzenlendi. Ödül olarak da hazinedeki son para olan beş yüz lira verilecek sonra da beste yarışması açılacaktı. Duyurunun ardından yurdun dört bir yanından şiirler gelmiş ama hiçbir eser birinciliğe layık bulunamamıştı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Mehmet Akif’in yakın arkadaşıydı. Akif ‘in para ödülü olduğu için yarışmaya katılmadığını biliyordu. Mehmet Akif ‘in o günlerde giyecek bir paltosu yoktu, Dışarı ceketle çıkıyor, çok soğuk havalarda arkadaşının paltosunu ödünç alıyordu, evindeki tek kilimi de bir fakire vermişti ama “Milletime ait olan beş yüz lirayı alamam demiş ve ödül olduğu için yarışmaya katılmamıştı. Hamdullah Suphi Bey 5 Şubat 1921 günü Akif’e yazdığı mektubunda “Pek aziz ve muhterem efendim, İstiklal Marşı için açılan yarışmaya katılmamanızdaki sebebin ortadan kaldırılması için pek çok tedbir vardır. Sizin talep edilen şiiri vücuda getirmeniz son çare olarak kalmıştır. Asıl endişenizin icap ettirdiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu etkileyici anlatımdan mahrum bırakmamanızı rica ederiz.”diyerek Akif’i milli marşımızı yazmaya ikna etti. Mehmet Akif para söz konusu olmaktan çıkınca bu büyük şiiri yazmaya başladı. Bazen geceleri kalkıyor kâğıt bulamadığı için yatağının yanındaki duvara yazıyordu. 724 şiir yarışmaya katılmıştı ama yedi şiir finale kaldı. Meclis’in 1 Mart günündeki oturumunda Hamdullah Suphi Bey Akif’in şiirini kürsüde okudu, milletvekilleri ayakta alkışlayarak şiirin tekrar okunmasını isteyince Mehmet Akif mahcubiyetten gizlice Meclis’ten çıkarak İstiklal Marşı’nı da yazdığı Ankara’daki evi Taceddin Dergâhı’na döndü. İstiklal Marşı resmen kabul edildikten sonra Taceddin Dergâhı büyük şairi tebrik edenlerle dolup taştı. Mehmet Akif, ödülü Darü’l –Mesai isimli fakir kadın ve çocuklara meslek edindirmek için kurulan vakfa bağışladı.

   İstiklal Marşı’nın güftesi seçildikten sonra, beste için yine bir yarışma açılarak mayıs ayı sonuna kadar süre tanındı. Yarışmaya gönderilen eserlerden Ali Rıfat (Çağatay) Bey’in bestesi kabul edilip 1924 yılından 1930 yılına kadar İstiklal Marşı bu besteyle çalındı. 1930 yılından itibaren ise Ekrem Zeki Üngör’ün bestesi esas alındı.

    Mehmet Akif hasta yatağında yatarken ziyarete gelenlerden biri: “Üstad, bir daha İstiklal Marşı yazmanız gerekse yine aynı güzellikte yazabilir miydiniz?” diye sormuş Akif yatağından doğrularak: “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.” demiştir.

   Mehmet Akif Ersoy’un duasına ben de yürekten katılıyor, İstiklal Marşı’mızın kabulünün 91. yılının milletimize hayırlar getirmesini diliyorum.

“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
  Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
  Ebediyyen sana yok ırkıma yok izmihlal:
  Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
  Hakkıdır, Hakk’a tapan milletin istiklal!”

FAZİLET BOZKURT

Etiketler:
YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


1 + 2 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)